soru 2: Vapurda, martılara ekmek atan birini denize itmeye kalksanız, niçin kolunuza yapışarak düşmemeye çalışır?
son soru: Yeni doğmuş bir bebeğin ağzını koli bantıyla kapattığınızda, niçin gözlerini şaşı yapıp, debelenir?
Cevap: Akıllı bir okur, yukarıdaki üç soruya da şu cevabı verecektir; Tabi ki daha fazla yaşamak için. (Aptal olan zaten soruyu bile anlamayacak ve gece evimin kapısına dayanıp 'afedersiniz soruyu tekrar yazabilir misiniz. şeydemedim de' diye uluyarak sinirlerimi bozacaktır.)Yaşlanmak fikri, genç insanlara ürkütücü gelmiştir. Mesela ben. Her doğum günümde bunalıma girerim. Yakınlarım bu nedenle hediye almaz, hayır kurumuna bağışta bulunurlar. Hatta rahmetli ananem, her 7 ağustosta mevlüt okutur, fakir fukaraya gofret ve iskambil kağıdı dağıtırdı. (Şaka şaka)
Çok yaşamak isteyen biri olarak (150 yıl iyidir), yaşlılığa şimdiden alışmak gerektiğini düşündüm ve bununla ilgili bir araştırma yaptım. Haaa! sırası gelmişken, büyük devlet adamı Celal Bayar'ı saygıyla anıyor ve rakamları önünde saygıyla eğiliyorum.... CAAAART!... Hay aksi, eğilince kıçım yırtıldı. Komedi filmlerinde olurdu da abartı zannederdim.
Yaşlanmanın yaşlananada açtığı etkilerden biriside fiziksel bıybıydır kanımca. Hee unutmadan değişiklik sözcüğü gereksiz bir uzunluğa sahip olduğu için yazı içerisinde değişiklik yerine bıybıy kullanacağım. Herşey yolunda....
*Devam edecek*

Hızlı yaşa, genç öl. Cesedin güzel olsun.
YanıtlaSilNeyse anti-klişe tim gelmeden ben kaçayım.
bence hiç ölmeyelim. ben çok korkuyorum ölümden :D
YanıtlaSilhayat çok tatlı ehe :D
Öbür tarafta herşeyi sınırsız olarak düşün diyerek toplu intihara sebebiyet vermek istemem.
YanıtlaSilintihardan yana değilim. bilmediğin bir yere gidiceksin ne kadar hazırsın ki maceraya. ben değilim doğrusu...
YanıtlaSilHayatta ki süprizleri şaşırmadan karşılamayı öğrenmek gerek =)
YanıtlaSilBu tarafta öbür tarafı konuşursak öbür tarafta ne konuşacağız biliemiyorum.Ayrıca ben memnunun bıybıy gerekmez bana.
YanıtlaSilo zaman sana problem yoktur :)
YanıtlaSilİnsan, kainat ve ötesi üçü ayrı ayrı kavramlar olmakla birlikte, hepsinin bir olguyeqa hizmet ettiğini düşünebiliriz.
YanıtlaSilne bunalımı yeni nesil "yaşlansakta ortamlara aksak aga" diyor. bizzat şahit oldum
YanıtlaSil"Yav arkadaşım, böyle bir yazıyı kaleme alırken neden büyük devlet adamı Celal Bayar'ı saygıyla anıyorsun? Ayrıca klavye yerde mi duruyor, neden eğiliyorsun? Hem bence yırtılan kıçın değil, pantolonundur büyük ihtimalle" demezler mi adama? Evet derler. ama sen adam olmadığın için sana demezler muhtemelen. (:
YanıtlaSilBir de tabii fiziksel bıybıy olayı var. Madem ki yaşlanmak olgusu ürkütücü geliyor, sen de o zaman kendine bir yaş belirle ve o yaşa geldiğinde yaşlanmanı durdur. Mesela tin drum daki küçük çocuk yapmıştı bunu. Dahası ben de yaptım. 31 yaşıma geldiğimde sabitledim ve 10 senedir 31 yaşımdayım. Gerçi bir çoğu benim akıl yaşımın hala 5 falan olduğunu söylese de aslında öyle değil tabii ki. En az 7 civarında.
Bununla birlikte yaşlılık o kadar da korkulacak bir şey değil aslında. Bak Aziz Nesin amca ne demiş, "Yaşlılık sert yerlerin yumuşaması, yumuşak yerlerin sertleşmesidir" (Ne! bu tarif olmadı mı yoksa? hakkat korkulacak bi şeymiş lan bu yaşlılık ^_^)
Demek ben bile yaşlanmadığım halde bu gibi hezeyanlara kapılabiliyorum. Sıradan insanlar ne yapsın? Belkide istediğimiz şekle sokamadığımız şeylerin şeklini almak yaşlandırıyordur bizi.
Yaşlandıkça çocuklar gibi ilgi odağı olmak istiyor insan. Aynen ergenlikte olduğu gibi. Belkide yalnız kalmak düşüncesidir insanı asıl korkutan. Ama bak ne demiş Charles Bukowski amca,
"Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta. Ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak. O zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayatta!"